Kolon Kanseri: Nedir, Belirtileri, Nedenleri, Evreleri ve Tedavisi Nedir?

 

Bu yazımızda kolon kanseri nedir, kolon kanseri belirtileri ve nedenleri konularına ek olarak bir çok merak edilen sorunun cevabını yanıtlamaya çalıştık.

Kolon Kanseri Özet

  • Kalın bağırsak (kolon) veya rektum iç duvarlarında ortaya çıkan kötü huylu tümördür.
  • Hem erkekler hem kadınlar arasında üçüncü en yaygın görünen kanser türüdür.
  • Kolorektal kanseri nedenleri arasında artan yaş, Afrika kökenli olmak, ailede kolorektal kanser geçmişine sahip olmak, kolon polipleri ve uzun süreli ülseratif kolitler vardır.
  • Birçok kolorektal kanser polip geliştirir. Kolon poliplerinin alınması, kolorektal kanseri engellemeye yardımcı olur.
  • Kolon polipleri ve kanserin ilk evreleri, kansere özel erken işaretlere veya semptomlara sahip değildir. Bu nedenle düzenli kolorektal kanser taraması önemlidir.
  • Kolorektal kanser teşhisi, sigmoyidoskopi veya kanserli dokuyu biyopsiyle onaylayan kolonoskopi ile yapılabilir.
  • Kolorektal kanseri tedavisi kanserin yerine, boyutuna, yayılma hızına ve hastanın sağlık durumuna bağlıdır.
  • Ameliyat kolorektal kanser tedavisi için en yaygın uygulanan medikal tedavidir.
  • Erken evrelerde olan kolon kanser genellikle sadece ameliyatla tedavi edilebilir.
  • Kemoterapi, metastaz yapmış kolorektal kansere sahip olanların yaşam süresini uzatabilir ve yaşam kalitesini arttırabilir. Aynı zamanda ameliyat sırasında yüksek riskli kolon kanseri belirtileri olan kişilerin riskini azaltır.

Kolon Nedir ve Görevi?

Kolon ve rektum, ağızdan anüse uzanan borunun son kısmıdır.

Yiyecekler ağızdan girer, çiğnenir ve yutulur. Daha sonra özafagustan geçer ve mideye gelir.

Midede, yiyecekler küçük parçalara yarılır ve kontrollü bir şekilde ince bağırsağa girer.

İnce bağırsakta, yiyecekler son sindirim aşamasında girer ve yiyeceklerdeki besin maddeleri emilir.

Sindirilmeyen ve emilmeyen yiyecekler kalın bağırsağa (kolon) ve rektuma gider. Kalın bağırsak atık depolama tesisi işlevi görür. Ayrıca su, tuz ve bazı vitaminler emilir.

Buna ek olarak lifler gibi sindirilmemiş besinlerin bazıları bağırsak bakterileri tarafından sindirilir ve bir bölümü kalın bağırsakta emilir.

Yiyeceklerden elde edilen enerjinin %10’unun kalın bağırsaktaki bu bakteri sindirimi kaynaklı olduğu tahmin edilmektedir.

Sindirilmeyen diğer yiyecekler, bağırsakların içinde yer alan ölü hücreler ve kalın bağırsakta yer alan bakteriler rektuma geçer.

Rektuma gelen bu maddeler, dışkı olarak kolon içeriğini vücuttan atacak şekilde bağırsak hareketini başlatır.

Kolon Neresidir?

Kalın bağırsağın çoğunluğu, karında yer alan periton boşluğu adı verilen yerdedir.

Sindirilmeyen yiyecekler geçerken kolon periton boşluğunda serbest bir şekilde hareket edebilir. Kolon rektuma doğru ilerlerken, periton boşluğunun arkasındaki dokular sabit hale gelir ve retroperiton olarak adlandırılır.

Kalın bağırsağın bitiş kısmında rektum yer alır. Kolonun kalan kısmının aksine rektum, dokuların çevrelediği sabit bir bölgedir.

Bulunduğu yerden dolayı rektal kanser tedavisi kolon kanseri tedavisinden farklıdır.

Kalın bağırsağın uzunluğu ne kadardır?

İnsanın kalın bağırsağı (kolon) yaklaşık 182 cm  uzunluğundadır.

Kolon Kanseri Nedenleri ve Risk Faktörleri Nelerdir?

Sağlık uzmanları kolon kanserinin bulaşıcı olmadığından emin yani bir kişi kanser hastasından bu hastalığı kapamaz.

Bazı insanların diğerlerine göre kolon kanseri geliştirme olasılığı daha yüksek durumdadır.

Kolon kanseri neden olur sorusunun cevabı; artan yaş, kökeni, yüksek yağ alımı, ailede kolorektal kanser ve polip geçmişi olması, kalın bağırsakta polip bulunması, enflamatuvar bağırsak hastalıkları, birincil kronik ülserli kolit şeklindedir.

Yaş

Artan yaş kolon kanseri nedenleri arasında ana risk faktörüdür. Kolorektal kanserinin yaklaşık %90’ı 50 yaş sonrasında teşhis edilmiştir.

Irk

Afrika kökenleri kişilerin kolon kanserine yakalanma oranı diğer ırklara göre daha yüksektir.

Beslenme ve kolorektal kanser

Yüksek yağ içeren beslenme düzenlerinin kolon kanseri nedenleri arasında olduğu birçok çalışmada gösterilmiştir.

Yüksek kolon kanseri oranına sahip ülkelerde nüfusun yağ alımı düşük kanser oranına sahip ülkelere göre daha yüksektir.

Yağların sindiriminin ince bağırsakta gerçekleştiği ve kolonda kansere neden olan kimyasalların oluşmasına (karsinojenler) yol açtığı düşünülmektedir.

Benzer şekilde araştırmalar yüksek oranda sebze ve tam buğday ekmek ve tahıl gibi yüksek lif içeren beslenme düzenlerinin daha az karsinojen üreten yağ içerdiğini ve karsinojen etkilere karşı koyabileceğini göstermiştir.

İki etki de kanser riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Kolon Polipleri ve Kolorektal Kanser

Araştırmalara göre birçok kolorektal kanser vakası, kolorektal poliplerde gelişiyor.

Bu nedenle iyi huylu (ama kanser öncesi) kolorektal poliplerin alınması kolon kanserini önleyebilir.

Kanser öncesi kolorektal poliplere adenomatöz polipler adı verilir.

Kolonun iç duvarındaki hücrelerde kromozom hasarı meydana gelirse ortaya çıkarlar. Hasar, hücre anomalisine nede olur ama hücrelerin henüz kanserin işaretçisi olan yayılma yeteneği yoktur.

Tavsiye İçerik:  Sürekli Tatlı Yeme İsteği Nasıl Bastırılır?

Bunun yerine polip içerisinde lokalize doku olarak kalırlar.

Poliplerdeki kromozom hasarı daha da artarsa hücre büyümesi kontrolsüz hale gelir ve hücreler yayılarak kansere dönüşür.

Bu nedenle, ilk aşamada kromozom hasarına sahip polipler kansere dönüşmeden alınır.

Ülseratif Kolit ve Kolorektal Kanser

Kronik ülseratif kolit, kolonun iç duvarlarında enflamasyona neden olur.

Klon kanseri, kronik ülserafi kolit komplikasyonudur.

Kanser riski, kolitlerin ortaya çıkmasından 8-10 yıl sonra başlar.

Ülseratif koliti olan hastalarda kolon kanseri geliştirme riski, hastalığın yerine ve kapsamına bağlıdır.

Yüksek risk grubunda olan kişiler aile geçmişinde kolon kanseri olanlar, uzun süreli ülseratif kolit yaşayanlar, kalın bağırsağında yaygın ülserafi kolit bulunanalar ve ülseratif koliti karaciğer hastalığı, skleroze kolanjit ile ilişkili olan hastalardır.

Genetik ve Kolorektal Kanser

Kişinin genetiği, kolon kanseri nedenleri içinde önemli bir faktördür.

Birinci derece yakında kolorektal kanserin görülmesi ve teşhisin 55 yaşından sonra yapılması, kanseri riskini iki katına çıkarır.

Ailede kolon kanseri riski önemli bir faktör olsa da kolon kanseri vakalarının çoğu (%80), ailesinde kolon kanseri olmayan kişilerde görülmektedir.

Kanserlerin yaklaşık %20’si, ailesinde kolon kanseri olan kişilerde görülmektedir.

Kromozomlar genetik bilgiyi içerir ve kromozom hasarları, kolon polipleri ve kolon kanserine neden olan hatalara yol açar.

Sporadik polipler ve kanserlerde (aile geçmişi olmadan gelişen polip ve kanser), kromozom hasarları meydana gelir (yetişkinlik döneminde ortaya çıkar).

Hasarlı kromozom sadece poliplerde ve kanserde görülür. Ama kalıtsal kolon kanseri sendromunda kromozom hasarları doğumda kalıtsal olarak geçer ve tüm hücrelerde bulunur.

Kalıtsal kolon kanseri sendromu geni olan kişiler, kolon polipi geliştirme riskine sahiptir.

Familyal adenomatöz polipler (FAP), kalıtsal kolorektal kanser sendromudur ve etkilenen aile bireyi ergenlik döneminde itibaren çok sayıda (yüzlerce, binlerce) kolon polipi geliştirir.

Bu kişilerde 40lı yaşlarda kanser gelişmesi neredeyse kesindir.

Bu kişiler tiroit, mide ve ampulla (karaciğerden ince bağırsağa boşalan öd kanalı parçası) kanseri ve desmoid tümör adı verilen iyi huylu tümörleri geliştirme riskine sahiptir.

Azaltılmış familyal adanomatöz polipler (AFAP), FAP’ın daha hafif bir şeklidir. Etkilenen kişiler 100’den az kolon polipi geliştirir.

Yine de genç yaşta kolon kanseri geliştirme riskine sahiplerdir. Aynı zamanda gastrik polip ve on iki parmak bağırsağı polipi de geliştirme riskine sahiplerdir.

Kalıtsal polip içermeyen kolon kanseri (Lynch sendromu veya HNPCC olarak da bilinir), etkilenen aile bireylerinin genellikle bağırsağın sağ tarafında 30 yaşlarında veya 40 yaşlarında kolon polipi ve kanseri geliştirebildiği kalıtsal kolorektal kanser sendromudur.

HNPCC olan hastalar  rahim kanseri, mide kanseri, yumurtalık kanseri idrar yolu kanseri ve öd kanalı kanseri geliştirme riskine sahiptir.

MYH polipoz sendromu, yakın zamanda keşfedilen kalıtsal kolorektal kanser sendromudur. Etkilenen bireyler 40’lı yaşlarda 10-100 polip geliştirir ve kolon kanseri geliştirme riski taşır.

Bu durumda da genetik anomali belirlenebilir.

Kolon Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Kolon kanseri belirtileri sayısızdır ve kesin değildir.

Genel olarak görülen kolon kanseri belirtileri aşağıdaki gibidir.

  • Sürekli yorgunluk hissi.
  • Halsiz hissetme.
  • Çabuk nefes nefese kalmak.
  • Bağırsak hareketlerinde değişiklik belirtileri.
  • Yeterince dışkı çıkaramamak.
  • İshal veya kabızlık.
  • Dışkıda kırmızı veya koyu kan gelmesi.
  • Aşırı kilo kaybı yaşanması.
  • Karın ağrısı, kramp veya şişkinlik hissi.

Diğer kolon kanseri belirtileri ise;

  • Huzursuz bağırsak sendromu (spastik bağırsak).
  • Ülseratif kolit Crohn hastalığı.
  • Divertiküloz ve peptik ülser şeklindedir.

Tipik olarak sağ tarafta görülen kanserler, uzun süreli yavaş kan kaybından dolayı demir eksikliği anemisine neden olur. 

Demir eksikliği anemisi  yorgunluk, halsizlik ve nefes nefese kalmaya neden olur.

Sol kolon, sağ kolondan daha dardır.

Bu nedenle sol kolon kanserleri, kısmi veya tam bağırsak tıkanmasına neden olur.

Kısmi bağırsak tıkanmasında olan kolon kanseri belirtileri ise kanser kabızlık, yeterince dışkı çıkaramama, ishal, karın ağrısı, kramp ve şişkinlik gibi semptomlara neden olur.

Dışkıda kan görülmesi, sol bağırsak veya rektum yakınlarında büyüme olduğunu gösterebilir.

Kolon Kanserini Tespit ve Teşhis Etmek İçin Hangi Testler Yapılabilir?

Kolonoskopi

Kolon kanseri şüphesi olduğunda genellikle teşhisi doğrulamak ve tümörü yerini belirlemek için kolonoskopi uygulanır.

Kolonoskopi, doktorun tüm kalın bağırsağı görüntülemek için rektumdan uzun ve esnek bir görüntüleme tüpü yerleştirmesini içeren bir prosedürdür.

Genellikle kolonoskopi, özellikle küçük polipleri tespit ederken lavmanı röntgeninden daha doğru sonuçlar verir.

Eğer kolon polipleri bulunursa, genellikle kolonoskopla alınırlar ve patoloğa gönderilirler.

Patolog, kanser için mikroskop altında polipleri inceler.

Eğer kolonoskopi sırasında kanserli büyüme bulunursa, küçük doku örnekleri (biyopsi) alınır ve poliplerin kansere yol açıp açmayacağını belirlemek için mikroskop altında incelenir.

Sigmiodoskopi

Sigmiodoskopi, sol kolonu ve rektumu incelemek için kullanılan kısa esnek bir görüntüleme prosedürüdür.

Tam kolonoskopi yerine daha kolay hazırlanır ve gerçekleştirilir ama sağ ve transvers kolonu görüntüleyecek kadar uzun değildir.

Sigmiodoskopi ile polipler alınabilir ve kanser biyopsisi yapılabilir.

Eğer biyopsiyle kolon kanseri doğrulanırsa, kanserin diğer organlara yayılıp yayılmadığını belirlemek adına evreleme muayenesi yapılır.

Karsinoembroyonik antijen (CEA)

Bazı durumlarda doktorlar, kanser şüphesi varsa adı verilen “tümör marker” kan testi isteyebilir.

CEA, bazı kolon, rektal ve diğer kanser türleri tarafından üretilen bir maddedir.

Özellikle hastalığın yayıldığı kolorektal kanser hastalarında yüksek seviyelerde bulunur. Kanser alınmadan önce tespit edilmesi adına kullanışlı bir testtir.

Ayrıca kanser olmayan bazı hastaların da yüksek CEA kan testi seviyeleri olabilir.

Örneğin sigara içenlerin %15’inde kolon kanseri olmasa bile yüksek CEA seviyeleri olacaktır.

Kolon Kanseri Tedavisi Mümkün mü?

Ameliyat kolon kanseri tedavisi için en yaygın uygulanan medikal tedavidir.

Tavsiye İçerik:  Kanser Belirtileri Nelerdir?

Ameliyat sırasında tümör, çevresindeki sağlıklı bağırsak dokuları ve yakınlardaki lenf bezleri alınır. Daha sonra doktor bağırsağın sağlıklı bölümlerini bağlar.

Rektal kanser olan hastalarda, eğer kanser rektumun çok alt bölgelerinde görülüyorsa, rektum kalıcı olarak alınır.

Doktor, kolondaki katı atıkların çıkarılması için karın duvarında bir açıklık (kolostomi) oluşturur.

Özel eğitim almış hemşireler (enterostomal terapistler), kolostomi ayarlarında hastalara yardımcı olur ve kolostomi olan hastaların çoğu normal yaşamına döner.

Erken evrede olan kolon kanseri tedavisi için önerilen tedavi ameliyattır.

1.Evre, 2. Evre ve 3. Evre Kolon Kanseri Tedavisi

Erken evre (1. Evre ve 2. Evre) kolon kanseri olan kişiler için sadece ameliyat yeterli olmaktadır.

2. Evre de olan bazı kişilere tümör tekrarlama olasılığı olduğu için kemoterapi uygulanabilir.

Yine de kolon kanseri yerel lenf bezlerine yayıldığında (3. Evre), görülen tüm kanser dokusu doktor tarafından çıkarılsa bile kanserin yeniden çıkma riski artar.

Kanser doktorları (onkologlar), kanserin yeniden ortaya çıkma riskini azaltmak için kemoterapiyle ek tedaviyi önermektedir.

Kemoterapi

Kemoterapide kullanılan ilaçlar kan akışına karışır ve ameliyat öncesinde kan veya lenf sistemindeki kolon kanseri hücrelerine saldırır.

Kolon kanseri tedavisi için farklı adjuvan kemoterapi seçenekleri vardır.

Kolon kanseri tedavileri arasında ağızdan veya damardan verilen kombine kemoterapi ilaçları vardır.

Tedavi genellikle altı ay sürer. Hasta için doğru seçimlerin yapılmasına adına adjuvan kemoterapi seçeneklerini ve olası yan etkileri açıklayan bir onkologla görüşmek önemlidir.

Kemoterapi genellikle hastanelerde ayakta tedavi olarak veya evde uygulanır.

Kemoterapi genellikle tedavi olmayan iyileşme süreçlerinin izlediği döngüler şeklinde uygulanır.

Kemoterapinin yan etkileri kişiden kişiye değişebilir ve kullanılan ilaca bağlıdır. Modern kemoterapi araçlarının yan etkileri birçok kişi için kontrol edilebilir düzeydedir.

Genel olarak kanser karşıtı ilaçlar, hızlı bir şekilde büyüyen ve bölünen hücreleri yok eder.

Bu nedenle hızlı bir şekilde çoğalan kırmızı kan hücreleri, trombositler ve beyaz kan hücreleri de kemoterapide etkilenir.

Sonuç olarak genel yan etkiler arasında anemi, halsizlik ve enfeksiyonlara karşı direncin düşmesi yer almaktadır.

Saç kökü ve bağırsak hücreleri de hızlı bir şekilde bölünür.

Bu nedenle kemoterapi geçici olan saç kaybı, ağız yaraları, mide bulantısı, kusma ve ishal gibi yan etkilere sahiptir.

4. Evre Kolon Kanseri Tedavisi

Kolorektal kanser, ilk tümör alanı dışına yayılırsa 4. Evre olarak adlandırılır.

Birincil tümörden ayrılan uzak tümör yapıları, kan veya lenf sistemiyle taşınarak diğer organlarda yeni tümör oluştururlar.

Bu noktada kolorektal kanser lokal bir sorun değil, kanser hücrelerinin görsel olarak taranabileceği ve tespit edilemeyeceği sistemik bir sorundur.

Sonuç olarak en iyi tedavi, sistemik bir tedavi olan kemoterapidir.

Metastaz yapan kolorektal kanserinde kemoterapi, yaşam süresini ve yaşam kalitesini arttırmaktadır.

Eğer iyi bir şekilde yönetilirse, kemoterapinin yan etkileri kontrolsüz kanserin yan etkilerinden daha azdır.

Kemoterapi tek başına metastaz yapan kolon kanserini tedavi etmek ama yaşam süresini iki katına çıkarabilir ve tedavi boyunca yaşam kalitesini arttırabilir.

Kişinin yaşadığı diğer hastalıklara bağlı olarak kolon kanseri tedavisi için kullanılan kemoterapi seçenekleri farklılık gösterir.

Daha sağlıklı olan kişiler için kemoterapi ilaç kombinasyonları önerilirken daha hasta olanlar için basit tedaviler en iyi yöntemdir.

Farklı çoklu ürünler birleştirilerek uygulanır. Bunlar arasında lökovorin (veya folinik asit) olarak da adlandırılan 5-flororasil (5-FU) vardır.

Kapesitabine (Xeloda) de hap olarak verilen kemoterapi ürünüdür. Vücuda girdiğinde tümör alanında 5-FU’ya dönüşür.

Kolon kanserinde kullanılan diğer kemoterapi ilaçları irinotesan (Camptosar), oksaliplatin (Eloxatin) ve ilaç kombinasyonu olan trifluridin ve tipirasildir (Lonsurf).

Kemoterapi ilaçları genellikle terimlere verilen kısaltmalardır (FOLFOX, FOLFIRI ve FLOX gibi).

Hedeflenmiş kolon kanseri tedavisi, kanser hücrelerinin belirli özelliklerini hedef alan göreceli olan yeni tedavilerdir.

Bu tedaviler, çevredeki dokular yerine tümörü hedef alarak geleneksel kemoterapiyle karşılaştırıldığında daha az yan etkiyle daha etkili tedavi seçeneği sunuyor.

Eğer ilk tedavi etkili değilse, kolon kanserli kişilere faydalı olabilecek ikinci ve üçüncü seçenekler vardır.

Radyasyon Terapisi

Radyasyon terapisi, kolorektal kanser ana tedavisi olarak rektum kanserini tedavi etmekle sınırlıdır.

Daha önce belirtildiği gibi kolon karın boşluğunda hareket ederken rektum pelvis içerisinde sabittir. Diğer yapılarla yakın ilişki içerisindedir ve pelvis daha korunaklı bir yerdedir.

Bu nedenle rektumda yer alan tümörün ameliyatla çıkarılması daha zordur çünkü alan daha küçüktür ve kanser diğer yapılara da sıçramış olabilir.

Sonuç olarak erken dönem rektal kanserler haricinde, kemoterapi ve radyasyon terapisi (belirli alanda lokal tedavi) önerili ve kanser küçültülerek daha kolay bir şekilde alınmaya çalışılır.

Aynı zamanda lokal olarak kanserin geri dönme riski azalır. Radyasyon terapisi, radyasyon onkologu tarafından uygulanır.

İlk olarak bireyler, doktorlar ve teknisyenlerin radyasyonu nereye uygulayacağını ve hangi yapılardan kaçınacağını belirlemek adına planlama aşamasından geçerler.

Radyasyon terapisi, tekrarlayan veya metastaz yapan kolon veya rektal kanserinin neden olduğu ağrıyı azaltmak adına hafifletici olarak uygulanır.

Kolon Kanser Hastalarının Prognozu Nedir?

Kolon kanseri, genellikle uzun yıllarda gelişen ve yavaş büyüyen bir kanserdir.

Genellikle aşamalar şeklinde ilerlediği için tarama, bu hastalıkla ilişkili ölüm olasılığını azaltabilir.

İster sanal kolonoskopi ister yeni tarama yöntemleri olsun, gelecekte polipleri ve kanseri hayati tehlike oluşturmadan erken teşhis edecek kapsamlı tarama programları sunulacaktır.

İnsanların tarama programları konusunda eğitilmesi gerekmektedir.

Tavsiye İçerik:  Toz Alerjisi Nedir, Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Kanserli bireyler için kanser biyolojisi ve genetiğini anlamak için çalışmalar yürütülmektedir.

Böylelikle belirli kanser türlerine saldıracak yeni yaklaşımlar geliştirilmektedir.

Kanserli bireylerin hastalığı benzersiz biyoloji ve genetik koda sahiptir ve daha etkili bir tedavinin sırrı, bu kodları kırmaktır.

Hastalıkla mücadele edenler için ilerlemeler oldukça yavaştır.

Her geçen yıl, bilgimiz artmakta ve tedaviler daha verimli olarak sunulmaktadır.

Eğer siz veya aile bireylerinizden biri kolon kanseri yaşıyorsa, klinik denemelere katılmak ve bilgimizi arttırmaya yardımcı olmak için doktorunuzla konuşun.

Kolorektal Kanserini Engellemek Mümkün mü?

Kolorektal kanserini engellemenin en etkili yöntemi erken teşhis ve kolorektal poliplerin kansere dönüşmeden önce alınmasıdır.

Kanserin geliştiği durumlarda bile, kanserin diğer organlara yayılmadan ameliyatla alınması için erken teşhis oldukça önemlidir.

Düzenli fiziksel aktivite, kolon kanseri riskini azaltmakla ilişkilendirilmiştir. 

Aspirin kullanımı da kolon kanseri riskini azaltmaktadır.

Hormon değiştirme terapisinde östrojen ve progestin hormonlarının kombine kullanımı, menopoz sonrasındaki kadınların kolon kanseri riskini azaltmaktadır.

Hormon değiştirme terapilerinin riskleri, bu fayda karşında ele alınmalı ve doktorla konuşulmalıdır.

Genetik Danışmanlık ve Test

Kalıtsal kolon kanseri sendromu için kan testler sunulmaktadır.

Birden fazla bireyin kolon kanseri, çoklu kolon polipi, genç yaşta kanser geçmişi ve üreter, rahim, on iki parmak bağırsağı gibi diğer kanser türlerine sahip olan ailelerde, genetik testleri izleyen genetik danışmanlık kaynaklarından faydalanılabilir.

Genetik testle genetik danışmanlığın avantajları:

  • Erken olarak kolonoskopiye başlamak için kolon kanseri geliştirme riski yüksek olan aile bireylerinin belirlenmesi
  • Diğer kanser türlerinin engellenmesi için rahim kanserinde ultason, üreter kanserine idrar muayenesi ve mide ve on iki parmak bağırsağında kanser için üst endoskopi gibi tarama yöntemlerinin uygulanması
  • Kalıtsal genetik hasarlar açısında negatif çıkan aile bireylerini rahatlatılması.

Kolon Kanseri Önlemek İçin Beslenme Düzeni

İnsanlar yağ alımını azaltarak ve lif alımını arttırarak beslenme düzenlerini değiştirebilirler.

Temel yağ kaynakları arasında et, yumurta, süt ürünleri, salata sosları ve yemek pişirirken kullanılan yağlar yer alıyor.

Lifler meyve, sebze ve tam tahıllı ekmeklerde bulunan bitkinin çözünmeyen ve sindirilmeyen bölümleridir.

Yüksek lif içeren diyetlerin, katı dışkıya neden olarak bağırsaklardaki potansiyel karsinojenleri attığı düşünülüyor.

Ayrıca lifler, atık maddelerin bağırsak daha kolay geçmesine ve bağırsak duvarlarında potansiyel karsinojenlerin oluşma süresini kısaltmaya yardımcı olur.

Kolon Kanseri Testi

“Testi” terimi, asemptomatik ve ortalama kanser riski olan kanser veya kanser öncesi polip kanıtları bulmak için uygulanan testlere verilen isimdir.

Ailesinde kolon kanseri geçmişi veya semptomatik kolon anomalisi olan kişiler, tarama testi yerine tanı testi yaptırır.

Kolorektal kanser için farklı tarama testleri vardır:

  • Dışkı kan testi
  • Sigmoidoskopi
  • Kolonoskopi
  • Dijital kolonoskopi
  • Dışkı DNA testi.

Önleyici Hizmetler Timi (USPSTF), ortalama riski olan yetişkinlerin 50li yaşlarda tarama testine başlamasını önerirken yek bir tarama testi veya stratejisi hakkında belirli bir öneride bulunmuyor.

USPSTF hastalara farklı tarama seçenekleri sunulmasını, hastayla birlikte karar verilmesini ve hastaya en uygun yöntemin seçilmesini öneriyor.

Dışkı veya Dışkıda Gizli Kan Testi (FOBT)

Kolon ve rektum tümörleri, dışkıya kanamaktadır.

Dışkıya karışan az miktarda kan çıplak gözle görülmez.

Yaygın olarak kullanılan dışkıda gizli kan testi, mikroskobik kan miktarını tespit edebilecek kimyasal renk dönüşümlerine dayanır.

Bu testler uygundur ve pahalı değildir. İki tür dışkıda gizli kan testi vardır.

İlki guaiak FOBT olarak bilinir.

Bu testte az miktarda dışkı, gizli kan testi için bir karta sürülür ve karta kimyasallar eklenir. Genellikle üç kart kullanılır.

Diğer FOBT türü ise dışkı örneğine eklenen çözeltiyi içeren immünokimyasal testtir.

Bu örnek, laboratuvar ortamında antikorlar kullanarak incelenir.

İmmünokimyasal test, daha hassas olan ve polip ve kanser teşhisinde kullanılan sayısal bir testtir. Guaiak testten daha fazla tercih edilir.

Pozitif dışkıda gizli kan testi sonucuna sahip kişilerin kolon polipi olma olasılığı %30-45 iken kolon kanseri olma olasılığı %3-5 seviyesindedir.

Bu şekilde bulunan kolon kanseri küçüktür, yayılmamıştır ve daha iyi uzun dönemli prognozu vardır.

Esnek Sigmiodoskopi ve Kolonoskopi

Esnek sigmiodoskopi, görüntüleme tüpü (kolonoskopinin daha kısa bir türü) kullanarak rektum ve kalın bağırsağın alt bölümünün (60 cm) incelendiği bir yöntemdir.

Araştırmalara göre, esnek sigmiodoskopi ile tarama, kolon kanseri mortalite oranlarını azaltabilir.

Çünkü polipler ve kanser, semptom olmadan erken teşhis edilebilir.

Eğer polip veya kanser bulunursa, tam kolonoskopi önerilir.

Kolonoskopi, tüm kalın bağırsağı inceleyen uzun (120 cm-150 cm) esnek bir tüp kullanır.

Bu tüp sayesinde doktor (genellikle gastroenterolog), tüm kalın bağırsağı görüntüleyebilir, resmini çekebilir, kütlelere biyopsi yapabilir ve polipleri alabilir.

Sanal Kolonoskopi

Sanal kolonoskopi (BT tomografisi), kolorektal kanser tarama yöntemi olarak kliniklerde uygulanmaktadır.

Sanal kolonoskopi, kalın bağırsağı görselleştirmek ve polip veya kitle aramak için düşük dozlu radyasyon kullanan tomografi taraması kullanır.

Bu prosedür boyunca bağırsak gevşetici ve/veya lavmanla hazırlanır ve kalın bağırsağa hava verildikten sonra tomografi çekimi yapılır.

Dışkı DNA testi

Cologuard testi, ortalama kolon kanseri riski olan 50 yaş ve üzeri kişilerde eve örnek almak için kullanılan bir testtir.

Alınan örnekler, dışkı veya hemoglobin örneklerine göre hücre DNA’sında değişim olup olmadığını görmek adına DNA analizine gönderilir.

Bir araştırmada, testin kolon kanserini %92 oranında ve kanser öncesi polipleri ise %69 oranında bulabildiği gösterilmiştir.

Hatalı negatif ve hatalı pozitif sonuçlar olasıdır.

Kaynak MedicineNet Columbia University OHSU

Yorum Alanı

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi