Göz Tansiyonunun Belirtileri ve Kimlerde Görülür?

Bugünkü içeriğimiz de göz tansiyonunun belirtileri ve en çok kimlerde görülme olasılığı bulunmaktadır detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Ama önce göz tansiyonu nedir bir bakalım.

Göz Tansiyonu nedir?

Gözlerimizin en önemli işlevi görme yetisini gerçekleştirmektir. Görme organlarımızın bu faaliyet esnasında kullandığı göz içi sıvısı alçak veya yüksek olmamalı, belli bir dengede bulunmalıdır. Halk dilinde ‘Göz Tansiyonu’ veya ‘Karasu Hastalığı’ isimleriyle duyduğumuz Glokom, gözdeki sıvı miktarının yükselmesiyle birlikte göz içi basıncında meydana gelen artışın göz sinirlerimize zarar vermesidir.

Yapılan bilimsel araştırmalar, dünya sıralamasında, görme kaybı ve kör olma nedenleri arasında katarakttan sonra ikici sırayı alan hastalık göz tansiyonudur. Bu hastalıkta geri dönüşü maalesef mümkün olmayan görme kayıplarına, çok küçük yaştaki çocuklarda dahi rastlanmaktadır. Göz tansiyonunun belirtileri geç fark edilir.

Göz Tansiyonunun Belirtileri:

  • Sabah saatlerinde ortaya çıkan ve şiddeti artan baş ağrısı,
  • Gece olunca ışıkların etrafında görülen ışıklı halkalar,
  • Zaman zaman görüntüde oluşan bulanıklık ve karıncalanma,
  • Televizyon izlerken göz çevresinde oluşan belirgin ağrılar.

Uzmanlar tarafından göz tansiyonunun iki çeşit olduğu saptanmıştır:

Açık (Geniş) Açılı Glokom: Çok sinsi ilerleyen bu göz içi sinir harabiyeti erken evrede kendisini çok iyi gizler ve her hangi bir belirti vermez. Görme alanınızdaki daralma yavaş yavaş gerçekleşir. Bunu anladığınızda hastalık ileri safhaya ulaşmış ve geç kalmışsınız demektir.

Kapalı (Dar) Açılı Glokom: Belirtileri daha kolay anlaşılan bu tip göz tansiyonunda ise; sabah saatlerinde ortaya çıkan ve bazen şiddetlenen baş ağrısıdır. Ayrıca gece olduğu zaman ışık etrafında gördüğünüz ışıklı halkalar sizi uyaran belirtilerdir.

Göz Tansiyonu Riskini Artıran Faktörler Nelerdir?

Göz tansiyonunun belirtileri açısından sebep olan faktörleri kriter almamız gerekir.

  • Genetik Faktörler: Birçok hastalıkta olduğu gibi Glokom Hastalığı’nda da, ailemizden bize geçen kalıtsal özellikler etkilidir. Ailemizin geçmiş hastalık öyküleri içerisinde Göz Tansiyonu olması bizim yakalanma olasılığımızı artırır.
  • Göz İçi Basıncı Yüksekliği: Bir diğer neden ise göz içi sıvısındaki hızlı artışın yükselttiği basınçtır. Oluşan sinir tahribatı Geri döndürülemez.
  • 40 Yaş Üstü Olmak: Çocuklarda da bu hastalığa yakalanma olasılığından bahsetmiştik. Fakat orta yaşın üzerinde olmanız, vücudunuzda oluşabilecek başka hasarlar da göz önünde bulundurulursa, Göz Tansiyonu olmayı kolaylaştıracaktır.
  • Şeker Hastalığı: Ne yazık ki Şeker Hastalığı ile mücadele eden insanlarda göz tansiyonunun belirtileri çok fazla oranda görülür. Bu hastalar sık idrara çıktığı için organların ve dokuların ihtiyacı olan sıvı fazla miktarda çekiliyor. Bu sıvı alımı ilk olarak gözlerimizden başladığından göz içi basıncımızın dengesi bozulmaktadır.
  • Meslek Faktörü: Çalıştığınız meslek itibariyle özellikle üfleme gerektiren işlerle uğraşıyorsanız (nefesli çalgı aleti kullanan müzisyenler, balonculuk yapıp çok balon şişirenler, camcılık ve marangozluk mesleğiye, gibi) risk grubundasınız demektir.
  • Kortizon Tedavisi: Kanser gibi önemli hastalıkların tedavisinde kullanılan kortizon türü ilaçlar ve iğneler yoluyla vücudumuza giriş yapan yan etkili maddeler göz sinirlerini de beraberinde yıpratacaktır.
  • Gözün Darbe Alması: Gözümüzün yaralanmasına sebep olacak kazalar, cisim batması, parça kaçması, şiddetli darp gibi talihsizlikler göz tansiyonunun belirtileri oluşum aşamasında etkin rol oynar.
  • Migren: Şiddetli ve uzun süre geçmeyen günlerce devam edebilen baş ağrısı çeşidi Migren’i çoğumuz biliyoruz. Sinirleri olumsuz etkilediği için göz sinirlerimizi de tehdit ediyor.

Yorum Alanı

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.