Kolon Kanseri Nedenleri, Belirtileri, Evreleri ve Tedavisi

Çağımızın hızla artan hastalıklarından olan kanser, kalın bağırsakta da sıkça görülmeye başladı. Kolon Kanseri Dünya’da en sık rastlanan üçüncü kanser tipi olurken ölüme yol açan kanserler arasında ikinci sırada yer almaktadır. Çoğunlukla kalın bağırsakta meydana gelen poliplerden gelişip ortaya çıkmaktadır. Ancak bazı polipler kanserleşmektedir.

Kalın bağırsak su ve yararlı olan bütün besinlerin emildiği organdır. Hızla vücuda yayan floryası sayesinde oldukça önemlidir. Yaklaşık 1,5 metre uzunluğundadır. Hemen her yaşta görülebilen bu kanser çeşidi kadın ve erkeklerde genellikle aynı oranlarda görülürken ortalama 50 yaşından sonra ortaya çıkmaktadır.

Kanser Nedir? Kansere Neden Olan Etkenler ve Kanseri Engelleme yazımıza göz atarak Kanser hastalığı hakkında bilinçlenebilir ve erken önlem alabilirsiniz.

Kolon Kanseri Risk Faktörleri

Kolon Kanseri tam olarak kesin sebebi bilinmeyen bir türdür. Genelde yaşlılarda görülürken ailedeki genetik risk faktörleri birinci dereceden değerlendirilmelidir. Bazı genlerdeki değişikler bu riskleri arttırır. Herediter nonpolipozis kolon kanseri kalıtımsal kolorektal kanserin en yaygın tipi olarak bilinmektedir. Bu tip kanser vakalarının %2’sini oluşturur. HNPCC genindeki değişiklikler sebebiyle kaynaklanmaktadır. Bu genli hastaların %75’inde bu kanser gelişmektedir.

Başka bir unsur olan; Familyal adenomatöz polipozis kolon ve rektumda kalıtımsal poliplerle ilgili nadir bir durumdur. APC adında özel bir gendeki değişikliklerden kaynaklanır. Tedavisi kalın bağırsağın tamamının çıkarılması ile yapılır. Bu tür tedavi edilmez ise 40 yaş civarında kanser gelişir.

Bu tür kanser tüm kolorektal kanser vakalarının %1’den azını kapsar. Daha önceden bu tip kanser geçirmiş olan bir kişide tekrardan bu kanser gelişebilir.

Ayrıca yüksek yağlı ve az lifli gıdalarla beslenenler kırmızı eti çok tüketenler aşırı kilolu olanlar egzersiz yapmayanlar sık sık kabızlık yaşayanlar şeker hastalığı olanlar(%40 oranında riski arttırır) kalın bağırsak polipleri olanlar ülser atif kolit huzursuz bağırsak sendromu yaşayanlar(normal şartlara göre 10 kat artmış risk mevcuttur.) alkol tüketimi sigara kullanımı gibi faktörler risk faktörlerini arttıran etkenlerin başında gelmektedir. Ancak hala tıp dünyasının çalışmaları kesin riskleri belirleyememiştir.

 

Kolon Kanseri Belirtileri

Kalın bağırsak tümörlerinin en sık yerleşim yeri sol taraftır. Sol taraf, kalın bağırsağın dar kısmıdır. Bu yüzden sol taraf tümörlerinde genellikle bağırsak tıkanıkları karşımıza daha sık çıkmaktadır.

Geç dönemde kalın bağırsak kanserlerinin istenmeyen durumlarından biri bağırsağın tam tıkanmasıdır.

Oluşabilecek diğer faktörler arasında, büyük damar duvarının yıkılmasıyla birlikte kanamaların oluşması ve kolon kanseri tümörünün bağırsak duvarını delmesi ve kalın bağırsakta yer alan mikropların karın zarına yayılarak, karın boşluğunda sıvı toplanması şeklinde gelişen durumlardır.

Bunlar oldukça ciddi ve ileri evre tıbbi durumlardır. Aşağıda belirtilen Kolon Kanseri belirtileri herhangi bir kanser belirtileri de olabilir bu sonuç teşhis sırasında ortaya çıkmaktadır.

Dikkat: Kolon kanserinin en sık belirtileri aşağıdakiler gibi olup bu belirtilerin gösterilmesi kolon kanseri olunduğu anlamına gelmemektedir.
  • İshal
  • Kabızlık,
  • Dışkıda kan. Bazen dışkıda gizli kan bulunabilir. (kesin bir neden değildir sadece %3 bir olasılığı belirtir)
  • Gaz, kramp, şişkinlik hissi
  • Bulantı, kusma
  • Hızlı kilo kaybı

 

 

Kolon Kanseri Tanısı

Birçok kanser türü gibi büyümeden belirti vermeyen kolon kanseri erken tanı ve kontroller sayesinde erken evrede veya yokken risk durumlarında teşhis edilmelidir.

  • Poliplerin teşhisi ve takibi önemlidir. 50 yaşından sonra her yıl Kolonoskopi ile yapılan kontroller bireylerin sağlığı için oldukça önemlidir ve teşhisi sağlamaktadır. Erken tanı için dışkıda gizli kan aranır ancak hemoroit gibi durumlar ayrı tutulur.
  • Rektumun muayenesi elle doktor tarafından yapılır.
  • Başka bir yöntem ise çift kontrastlı baryumlu kolon grafisidir. Makattan beyaz opak maddeli ilaç verildikten sonra çekilen filmlerle tümörü göstermeyi amaçlayan yöntemdir. Büyük tümörleri göstermede faydalıdır ancak kolonoskopiden güvenilir değildir.
  • Biyokimyasal araştırmalar kan testleri ve biyopsi gibi yöntemler tanı için izlenilen yol haritalarıdır.

Kolon Kanseri Tedavisi

Kalın bağırsak kanserlerinin tedavisinde cerrahi radyasyon ve kemoterapi olmak üzere kullanılan başlıca tedavi yöntemleri vardır. Tedavi şekli tümörün yerleşim yeri ve evresine göre değişmektedir.

Gastroenteroloji Genel Cerrahi Radyoloji ve Onkoloji hekimleri ortak bir muayene ve teşhisten sonra karar verirler. Cerrahi işlem ve kalın bağırsak ameliyatı en yaygın tedavi biçimidir.

Ameliyat öncesinde kolon temizliği yapılır. Pıhtılaşmayı önleyen kan sulandırıcı bir ek tedavi yapılır. Laparoskopik veya robotik cerrahi gerçekleştirilir. Tümörlü dokunun ve kanserinin alınması ve bağırsağın farklı bir bölümünden biraz daha büyük bir kesi yaparak tümörlü bağırsağın bir torba içinde deriye temas ettirilmeden (bölgesel tümör ekimini önlemek için) dışarıya alınması prensibi ile gerçekleştirilen yöntem oldukça riskli ve en iyi tedavi biçimidir.

Bu süreçten sonra hastanın ağrıları olabilir ilaçlar verilir gıda verilmez ve serum uygulanır. Çevre organlarda herhangi bir yaralanma veya sıçrama durumları var ise tespit ve tedavisi yapılır. Bacaklarda pıhtı oluşabilir buna yönelik kan sulandırıcı tedavisi olur.

 

 

Daha sonra kemoterapiye başlanır ve evrelere göre haftalara yayılan bir program uygulanır. Genellikle 6 ay yapılır. Bu tedavi kesin gerekli olmakla birlikte yan etkileri de oldukça kuvvetlidir. İştahsızlık, kusma, bulantı, halsizlik, ağız yaraları, saç dökülmesi, aşırı bitkinlik gibi belirtiler olmaktadır.

Burada asıl önemli olan tedavinin yapılmasının ardından metastaz yapmaması ve kesin tedavinin başarılı ile olmasıdır. Hasta ilk zamanlar 3 ayda bir(1-2 yıl)daha sonra 6 ayda bir ve 12 ayda bir olmak üzere kontrollere gitmelidir.

Kolonoskopi pet ct çekimi tomografi gibi tetkikler düzenli olarak yapılmalıdır. En sık metastaz yaptığı organlar karaciğerler olduğu için ölümcül bir tehlike yaratırken hastanın bütün sağlığını ve tedavisini tehlikeye atmaktadır.

Dikkat: utlaka herkesin düzenli olarak tetkik ve kontrollerini yaptırması hareketli bir yaşam ve egzersiz alışkanlığı edinmesi sigara ve alkolden uzak durması lifli ve posalı gıdalar tüketmesi aşırı yağlı ve mangal türü yiyeceklerden uzak durması Akdeniz mutfağı ve sebzeyi tüketmesi tavsiye edilir. Ulusal birçok araştırma ve makale bu yönde klinik sonuçlar ortaya koymaktadır.

Yorum Alanı

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.