Nar

Narın tarihi, nasıl seçilir, saklanır, faydaları ve zararları

Narın faydaları üzerine yapılan araştırmalarda her geçen gün yeni sonuçların ortaya çıkmasıyla nar en popüler meyvelerden biri olmaya doğru ilerliyor.

Besin değeri açısından zengin olan meyve aynı zamanda benzersiz bir tada, dokuya ve sağlığı destekleyen özelliklere sahiptir.

Arktik altı pigmentli yemişler ve mango gibi bazı tropik egzotik meyvelerle birlikte nar da benzersiz ve işlevsel meyve olmasından dolayı sıklıkla “süper meyve” olarak adlandırılmaktadır.

Botanik bilimi açısından baktığımızda bu bitki Punica türüne ait Lythraceae ailesinde yer alan küçük boyutlu meyve veren kışın yapaklarını döken bir bitki olarak sınıflandırılmaktadır.

Bu ağacının ilk olarak Pers coğrafyasından ve Kuzey Hindistan’da yer alan Himalaya Dağlarının eteklerinden geldiği düşünülmektedir.

Bilimsel adı: Punica granatum.

Nar ağacı yaklaşık beş ile sekiz metre arasında uzayabilir. Genellikle Hindistan yarım adası, İran, Kafkasya ve Akdeniz bölgelerini kapsayan geniş bir coğrafyada ticari ölçekte yetiştirilmektedir.

Nar yani bilimsel adıyla Punica granatum, kırmızı bir meyve üreten bir çalı bitkisidir.

Tamamen büyümüş bir ağaç, ekim türüne bağlı olarak yuvarlak, parlak kırmızı, par veya turuncu sarı renklere sahip meyveler üretmektedir.  Meyveleri çiçeğe benzeyen köke sahip kırmızı elma gibi görünüyor.

Ortalama olarak her bir meyve yaklaşık 5-12 cm yarıçapa ve 200 gram kadar ağırlığa sahip olur. Sert dış gövdesi (kabuk), deri gibi bir dokuya sahiptir.

Meyvenin iç yapısı ise beyaz, ince, süngerimsi, membran yapısına sahip, acı bir katmanla bölümlere ayrılmıştır. Kese olarak adlandırılan bu bölümler küçük, tatlı, sulu, pembe yenebilir taneleri içerir.

Bu taneler tek, açısal, yumuşak veya sert (aşırı olgunlaşmış meyvelerde) tohumların etrafını kaplar.

Evet biraz sıkılmış olabilirsiniz, bildiğiniz genel bilgiler aktardık ama narın faydaları konusuna geçmeden önce biraz daha bu tarz bilgilerle devam edeceğiz. Bu sefer narın tarihinden bahsedelim…

Erken Dönem Tarihi

Narın Tarihi
Narın tarihi ile ilgili resimler

Nar meyvesi, antik Mısırların ve Arapların yemeklerinde ve tabaklarında yüzyıllardır yer almaktaydı.

Kökeni Pers coğrafyası olsa da bilinen ilk referansları yaygın olarak Gürcistan, Ermenistan ve diğer Akdeniz ülkelerini kapsayan bir coğrafyada görülüyor.

Çin de nar meyvesini erken dönemlerden itibaren kullanmaya başlayan ülkeler arasındaki yerini almıştı. Çin’de bu meyvenin kökeni, M.Ö. 100 gibi eski bir tarihe kadar takip edilebiliyor.

İlk nar ağaçları vahşi olarak yetişip kullanılmasa da Orta Doğu bölgesi boyunca satış ve kişisel kullanım için uzun süredir tarım kapsamında yetiştirilmişti.

Özellikle Ermenistan, nar ile ilgili detaylı bir tarihe ev sahipliği yapıyor. Bu ülkede M.Ö. 1000 kadar eskilere dayanan fosilleşmiş nar kalıntıları bulunmuştur. Günümüzde bile Ermenistan’ın nar meyvesine olan uzun süreli ve içten bağlılığıyla tanınıyor.

Tüm Dünyayı İçeren Yolculuğu

Narın faydaları öğrenilmeye başlandıkça ve daha sık tüketildikçe diğer ülkelere ve medeniyetlere doğru yayılmaya başladı.

Aslındaantik Mısırlıların gün yüzüne çıkarılan mezarlarında bulunan kalıntılarda bile nar bulundu. Bu bulgulardan dolayı birçok kişi narın yolculuğunun burada bitmiş olabileceğine inanmıyor.

Nar nereye giderse gitsin, gittiği yerdeki insanlar tarafından benimsenmiş ve yeniden adlandırılmıştır.

Özellikle Hindistan üst sınıfının düzenlediği kutlamalarda ve bunlara eşlik eden Arap tacirler de görülmüştür.

Aynı zamanda Orta Doğudan geçerek, tüccarların ve üst sınıfa ait bireylerin dikkatini çekmeyi başarmıştır.Romalılar bu meyveye “Punik elma” adını vermiş ve ülke boyunca farklı yerlerde yetiştirmiştir.

Yaklaşık M.S. 800’lü yıllarda İspanya’ya getirildiği zaman ülkenin ulusal sembolü olarak kabul edilmiştir. Aynı zamanda Granada şehrinin adı da bu meyveden gelmektedir (narın İspanyolca karşılığından türetilmiştir).

Bazı hikayeler “el bombası” terimini bile narla bağlamaktadır. On sekizinci yüzyıl Fransa’sında, narın tanelerinin patlayan silahların ve el bombalarının saçtığı kalıntılara benzemesinden dolayı bu ismin verildiği tahmin ediliyor.

Nar Nasıl Seçilir?

Narın faydaları oldukça fazla olup genellikle marketlere olgunlaşmış ve yemeye hazır bir şekilde gönderildiği için bozulma süresinde önce tüketilmesi önemlidir.

Nar, toplandıktan sonra olgunlaşacak bir meyve değildir. Bu nedenle toplandıktan sonra şeker oluşturmaya devam etmez.

Nar seçimi yaparken, mümkün olduğu kadar dolgun ve yuvarlak olan, parlak ve canlı renkli olan ile ağır olan meyveleri seçmeye çalışın.

Hafif olan meyve, içerisindeki tohumların çok az su barındırdığını gösterir. Meyvenin üzerinde herhangi bir kesik veya çürümeyi işaret eden renk değişimi olmamalıdır.

Ezik veya büzülmüş gibi görünen veya gözle görebileceğiniz kadar çürümüş yerleri olan narları satın almaktan kaçının.

Eğer narın faydaları için suyunu sıkmayı düşünüyorsanız, mümkün olduğu kadar büyük olanları seçin. Büyük olan meyveler daha fazla suya sahip demektir.

Nar Nasıl Saklanır?

Evet, narınızı aldınız eve getirdiniz ve şimdi dolapta mı, dondurucuda mı yoksa mutfakta masada mı saklayacaksınız. Merak etmeyin hepsinin cevapları aşağıda yazıyor.

Kesilmemiş bütün narlar, doğrudan güneş ışığı almayan serin bir yerde rahatlıkla saklanabilir. Bu gibi bir ortamda birkaç hafta dayanacaklardır.

Eğer meyveyi buzdolabında saklamaya karar verirseniz, iki ay veya daha fazla dayanabilir.

Eğer meyveyi keserek tanelerini ayırdıysanız, bu taneler buzdolabında saklanırsa bir hafta veya daha fazla dayanabilir.

Eğer taneleri hava geçirmeyen bir poşete koyarak buzluğa koyarsanız bir yıla kadar dayanabilir.

Taze nar suyu, buzdolabında saklanmalı ve iki veya üç gün içerisinde tüketilmelidir.

Eğer nar suyu dondurularak saklanıp daha sonra kullanılacaksa, alt ay içerisinde tüketilmesi gerekir.

Nar suyu farklı tariflerde rahatlıkla kullanılabilirsiniz. İsterseniz blenderden geçirerek soslara farklı bir tat katabilir veya pişirdiğiniz kekin içine tat vermesi için ekleyebilirsiniz. Ama unutmayın. Ne kadar işlemden geçerse narın faydaları o kadar azalacaktır.

Narın Besin Değerleri

Narın kabuğu oldukça serttir ve bu kabuk yenmemektedir. Ama meyvenin içerisinde tane olarak adlandırılan ve yenebilen yüzlerce çekirdek bulunmaktadır.

Nar taneleri çiğ bir şekilde yenebileceği gibi nar suyu olarak da tüketilebilir.

Nar, benzersiz besin değeri profiline sahiptir.

Bir bardak nar tanesi (yaklaşık 174 gram) aşağıdaki besin değerlerini içerir:

Bir bardak nar tanesi, 24 gram şeker içerir ve narın kalorisi 144 kcal’dır

  • Lif: 7 gram
  • Protein: 3 gram
  • C VitaminiGünlük almanız gereken C vitamininin %30
  • K Vitamini: Günlük alınması gerekli K miktarın %36
  • Folat: Günlük olarak almanız gereken Folat’ın %16
  • Potasyum: Günlük Potasyum ihtiyacının %12

Nar taneleri (çekirdekleri) aynı zamanda oldukça tatlıdır. Yine de nar, güçlü bitkisel bileşenler açısından zengin yapısıyla dikkat çekiyor. Narda bulunan güçlü bitkisel bileşenlerden bazılarının oldukça güçlü tıbbi özellikleri de var.

Bu tıbbi özelliklerin yani narın faydaları listesine yazının ilerleyen kısımlarından ulaşabileceksiniz. Fakat şimdi bu iki bileşen nedir? inceleyelim.

İki Bitkisel Bileşen

Nar punkalaginler ve punisik asit olarak adlandırılan iki bileşene sahiptir. Narın faydaları listesinde yer alan birçok madde bu iki benzersiz bileşenin faydalarından oluşmaktadır.

Punikalaginler

Punikalaginler, nar suyu ve nar kabuğunda bulunan oldukça güçlü bir antioksidan bileşenlerdir.

Bu bileşenler o kadar güçlüdür ki, nar suyunun antioksidan özelliklerinin kırmızı şarap ve yeşil çay ile karşılaştırıldığında üç kat daha fazla olduğu ortaya çıkıyor.

Nar özü ve nar tozu genellikle içindeki beyaz kabuktan yapılıyor. Narın kabuğu da yüksek antioksidan ve punikalagin içeriğine sahiptir.

Punisik Asit

Nar çekirdeği yağında bulunan punisik asit, nar tanelerinde bulunan temel yağ asididir.

Güçlü biyolojik etkileri olan bir tür konjuge linoleik asit türüdür.

Narın Faydaları Nelerdir?

Narın Faydaları
Narın Faydaları Nelerdir?

Sınırsız sayıda olan narın faydaları içerisinde en çok dikkat çeken faydaları aşağıda liste olarak belirtilmiş olup detaylı açıklamalara yazımızın ilerleyen kısımlarından ulaşabilirsiniz.

  • Sindirim sisteminde oluşan iltihaplanmalara karşı etkilidir.
  • Kolon kanseri hücreleriyle savaşır.
  • Arterit ve eklem ağrısı tedavisinde etkilidir.
  • Kalp hastalıkları riskini azaltır.
  • Yüksek kan basıncını düşürür.
  • Kötü kolesterolü düşürür.
  • Meme kanseri hücreleriyle savaşır.
  • Cilt kanserinin ilerlemesini engeller.
  • Narın faydaları arasında cilt kırışıklıklarını engellemesi yer alır.
  • UVA ve UVB güneş ışınlarının zararlarını azaltır.
  • Saç dökülmesini azaltır.
  • Saçlarda kepek oluşumunu engeller.

Benzersiz Anti-Enflamatuvar Etkilere Sahiptir

Kronik enflamasyon, birçok ciddi hastalığa neden olan ana etkenler arasında yer almaktadır.

Bu hastalıklar arasında kalp hastalıkları, kanser, tip 2 diyabet, Alzheimer hastalığı ve hatta obezite bile yer alır.

Narın faydaları arasında, güçlü anti-enflamatuvar özelliklere sahip olması yer alır.

Bu anti-enflamatuvar özellikler büyük oranda punikalaginler adı verilen antioksidan maddelerin özelliklerinden kaynaklanmaktadır.

Laboratuvar ortamında test tüpleri içerisinde narın faydaları üzerine yapılan çalışmalar, narın sindirim sisteminde oluşan enflamasyonu azaltabileceğini göstermektedir.

Aynı çalışma narın meme kanseri ve kolon kanseri hücrelerine karşı da etkili olabileceğini ortaya koymaktadır.

Diyabet olan hastalar üzerinde 12 hafta boyunca gerçekleştirilen bir çalışmada, günde 1,1 bardak (250 ml) nar suyunun, enflamasyon markerları arasında yer alan CRP ve interlökin-6 değerlerini sırasıyla %32 ve %30 oranında azalttığını göstermiştir.

Eğer vücudunuzdaki enflamasyonu azaltmakla ilgileniyorsanız, nar beslenme düzeninize ekleyebileceğiniz mükemmel yiyeceklerden biridir.

ÖZET: Nar suyunda bulunan punikalagin adı verilen maddelerin kanser ve diyabet gibi birçok ciddi hastalığa neden olan ana etkenler arasında sayılan enflamasyonu azalttığı gösterilmiştir.

Arterit ve Eklem Ağrılarıyla Savaşır

Arterit, Batı ülkelerinde en sık görülen sorunlardan biridir. Bu hastalığın birçok farklı türü vardır. Ama birçok türü eklemlerdeki bir tür enflamasyon kaynaklıdır.

Nar meyvesinde bulunan bitkisel bileşenlerin anti-enflamatuvar etkileri göz önünde bulundurulduğunda, bu meyvenin arterit ve eklem ağrısı tedavisine yardımcı olabileceği oldukça aşikardır.

İlginç bir şekilde laboratuvar ortamında narın faydaları tespiti için yapılan çalışmalar nar özünün, osteoarterit olan kişilerde eklem hasarına yol açtığı bilinen enzimleri bloke ettiği sonucuna ulaşmıştır.

Bu özün farelerde arteriti rahatlattığı gösterilmiştir. Ancak insan üzerinde yapılan araştırmaların sayısı oldukça azdır ve bulgular sınırlıdır.

ÖZET: Hayvanlar üzerinde ve yalıtılmış hücreler üzerinde yapılan çalışmalara göre, nar özü farklı arterit formlarına karşı faydalı etkiler gösterebilir. Ancak bu konuda daha fazla insan üzerinde yapılan araştırmaya ihtiyaç bulunmaktadır.

Kalp Hastalığı Riskini Azaltmaya Yardımcı Olur

Kalp hastalıkları, günümüzde dünyada erken ölümün en yaygın nedenleri arasında yer almaktadır.

Birçok farklı faktörün yol açtığı karmaşık bir hastalık olarak adlandırılır.

Nar meyvesinde bulunan birçok yağ asidinden biri olan punisik asit, kalp hastalığının ilerleme sürecindeki yer alan birçok adıma karşı koruma sağlamaktadır.

Narın faydaları incelemesi için yüksek trigliserit seviyesine sahip 51 kişi üzerinde yapılan 4 haftalık bir çalışma, günde 800 mg nar çekirdeği yağının trigliserit seviyesini önemli ölçüde azalttığını ve trigliseritlerle HDL arasında oranı iyileştirdiğini göstermiştir.

Diğer bir çalışma ise nar suyunun tip 2 diyabeti ve yüksek kolesterolü olan kişiler üzerindeki etkisini incelemiştir. Çalışmanın sonuçlarında ise kötü LDL kolesterol seviyelerinin önemli ölçüde azaldığı ve diğer iyileşmelerin de olduğu belirtilmiştir.

Hem hayvan çalışmaları hem de insanlar üzerine yapılan nar suyunun faydaları çalışmalarına göre, nar suyu aynı zamanda LDL kolesterol bileşenlerini oksidasyona karşı korumaktadır. Oksidasyon, kalp hastalığına neden olan önemli adımlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Nar faydaları üzerine yapılan farklı bir araştırma analizi, nar suyunun yüksek kan basıncını azalttığı sonucu bulmuştur. Yüksek kan basıncı, kalp hastalığına neden olan ana risk faktörleri arasında yer almaktadır.

Meme Kanserine Karşı Faydalı Bir Şekilde Kullanılabilir

Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer alır.

Nar özü, meme kanseri hücrelerinin çoğalmasını baskılar. Hatta bazı durumlarda bu kanser hücrelerinin bir bölümünü yok edebilir.

Yine de mevcut durumda meme kanseri üzerine narın faydaları ile ilgili kanıtlar, laboratuvar çalışmalarıyla sınırlıdır. İlerleyen zamanlarda yapılacak olan bilimsel araştırmalarla net sonuçlar elde edilecektir.

ÖZET: Yapılan laboratuvar çalışmalarına göre, nar özü meme kanseri hücreleriyle savaşmaya yardımcı olmaktadır. Ancak bu konuda kesin bir iddiada bulunmak için daha fazla insan çalışması yapılmalıdır.

Etkili Bir Nemlendiricidir:

Narın cilde faydaları arasında beyaz kabuğunda bulunan elajik asit adı verilen bir bileşen, cilt hücrelerinde bulunan nemin kurumasını etkili bir şekilde önlemesi bulunmaktadır.

Böylelikle cilt sürekli olarak nemli kalır ve cilt hasarına neden olabilecek cilt kuruluğunu önlemeye yardımcı olur.

Güneşten Korur:

Narın beyaz kabuğu etkili bir güneş ışını engelleme bileşenidir. Bu sebeple narın cilde faydaları içinde güneş ışınlarından koruması yer almaktadır.

Bu beyaz kabuk, UVA ve UVB güneş ışınlarının neden olduğu cilt hasarını onarır ve engellemeye yardımcı olur.

Cilt Kanserini Engeller:

AKAB konferansında narın faydaları konusunda sunulan yeni araştırma sonuçlarının ortaya koyduğu üzere, nar özü cilt kanserinin ilerlemesine karşı savaşan önleyici bileşenler içermektedir.

Yaşlanma ve Kırışıklıklara Karşı Savaşır:

Narın faydaları için yapılan araştırmalar aynı zamanda narın beyaz kabuğunun özünün nar çekirdeği yağıyla birlikte kullanıldığına prokoljen sentezini tetiklediğini göstermektedir.

Bu sentez, enzimlerin kolajenleri parçalamasını engeller ve cilt hücrelerinin etkili bir şekilde büyümesini destekler. Böylelikle cilt yaşlanması ve kırışıklıklara karşı doğal olarak etki gösterir.

Sağlıklı Saçlar:

Nar beyaz kabuğu özü, saç dökülmesine karşı savaşmak ve birçok durumda utanç verici olan saçlarda oluşan kepeği etkin bir şekilde kontrol altına almak için kullanılmaktadır.

Narın Zararları Nelerdir?

Narın faydaları listesinden sonra aşırı tüketimi ve bazı nadir durumlarda oluşacak olan narın zararları nelerdir, inceleyelim.

Şeker İçeriği Yüksek

Memorial Sloan Kettering Kanser Merkezi, şeker içeriğinden dolayı diyabet olan kişilerin nar tüketirken dikkatli olması gerektiğini ifade etmektedir.

1/2 bardak nar tanesi yaklaşık 16 gram karbonhidrat ve 12 gram şeker içerir. Aynı oranda nar suyu ise 16 gram karbonhidrat ve 16 gram şeker içerir.

Eğer beslenme düzeninizde aldığınız şeker konusunda endişeleriniz varsa, nar suyu yerine tane olarak tüketmeye çalışın.

Nar meyvesi oldukça iyi bir lif kaynağıdır. Zengin lif içeriğinden dolayı sadece kan şekeri seviyelerini kontrol altına almakla kalmaz aynı zamanda tokluk hissinin elde edilmesine de yardımcı olur.

Yüksek K Vitamini içeriği

Hem nar meyvesi hem nar suyu yüksek miktarda K Vitamini bileşenine sahiptir. K Vitamini kan pıhtılaşmasında oldukça önemli bir rol oynayan temel besin maddeleri arasında yer alır.

Aslında bu özelliği narın faydaları arasında yer almaktadır fakat kan sulandırıcı varfarin kullanıyorsanız, beslenme düzeninizde aldığınız K Vitamini miktarına dikkat etmeniz gerekmektedir.

Öneriler, ilaçların etkin bir şekilde görevlerini yerine getirmesini sağlamak için her gün benzer miktarda K vitamini tüketmektir.

Eğer nar beslenme düzeninizin bir parçası haline gelmediyse, ilaçlarınızla etkileşime girmemesine adına içerdiği K vitamini miktarını göz önünde bulundurmanız gerekir.

İlaçlarla Etkileşim

Bu konuda araştırmalar sınırlı sayıda olsa da nar taneleri, nar suyu ve nar özüyle ilgili endişeler bulunmaktadır.

Nar, ilaçların metabolize edilmesine yardımcı olan enzimleri inhibe edebilir. Bu etkiler greyfurtla benzer olabilir.

Memorial Sloan Kettering, statin kullanırken nar suyu tüketmenin, inhibisyon nedeniyle böbreklerinize zarar verebilecek bir tür kas dokusu parçalanması olan rabdomiyoliz riskini arttırabileceği konusunda uyarıda bulunmaktadır.

Narın kullandığınız ilaçlarla olası etkileri hakkında bilgi almak için doktorunuza veya eczacınıza danışın.

Yorum Alanı

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.