Akciğer Kanseri Nedir, Belirtileri Nelerdir ve Tedavisi

 

Akciğer Kanseri Nedir?

Akciğer, bildiğiniz gibi vücudumuzun oksijen ihtiyacını karşılayan en önemli organımızdır. Akciğerimizdeki hücreler ihtiyaç nedeniyle doğal olarak bölünerek çoğalırlar. Akciğer kanseri ise son dönemlerde çokça rastlanılan bir kanser türüdür.

Akciğer kanseri nedir? Akciğer kanseri, normal akciğer dokusundaki hücrelerin kontrolsüz bir biçimde çoğalarak akciğer içinde bir kitle yani tümör oluşturmasıdır.

Kitle zamanla büyür ve daha ileri ki evrelerde de çevre dokulara ya da dolaşım yoluyla uzak organlara dahi yayılarak hasara yol açan zor bir hastalıktır. Bu yayılmaya da tıp dilinde metastaz denilir. Küçük hücreli ve küçük hücreli dışı olan akciğer kanseri türleri bilinen bir tıp bilgisidir.

Risk Faktörleri Nelerdir?

Akciğer kanseri nedenleri dikkat çeken bir konudur. Bu kapsamda akciğer kanserine neden olan faktörler başlıca sigara kullanımıyla değerlendirilir. Tütünün içindeki sağlığa zararlı maddeler akciğer hücrelerini zamanla tahrip ederek kanser oluşumuna neden olduğu söylenebilir.

Pasif içiciler dahi akciğer kanseri olma riskini taşırlar. Sigara dışında puro ve pipo içenlerde riskli durumdadırlar. Riskli bazı meslekler de akciğer kanserine sebep olabilir. Baca temizleyiciler, tekstil, tersane, izolasyon, plastik-sanayi işçileri, boya, seramik, çamaşır suyu, elektronik fabrikalarında çalışanlar ile petro-kimya, dökümhane ve demir çelik işçileri akciğer kanseri olma riskinde öncelikli gruplardandır.

Ayrıca kimyevi bir madde olan asbest kullanımı da çok riskli bir faktördür. Uçak, inşaat, otomobil ve gemi sanayisinde çokça kullanılan asbest, partiküller halinde havada dolaşırken akciğerlere yerleşir ve orada zamanla kansere neden olan bir risk grubudur.

Genetik yatkınlıkta akciğer kanserine sebep olan bir diğer neden olarak görülebilir. Ailesinin herhangi bir üyesinde akciğer kanserinin rastlanması sonucu daha sonraki kuşaklarda görülme ihtimali daha yüksektir.

Araştırmalar sonucunda birinci derece akrabalarında akciğer kanseri görülen kişilerin, akciğer kanserine yakalanma riskinin 2 ila 4 kat daha fazla olduğu belirlenmiştir.

Ayrıca Mide Kanseri Nedir, Belirtileri Nelerdir ve Tedavisi ile ilgili yazımızı da inceleyerek bilgi alabilirsiniz.

Akciğer Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Akciğer kanseri aslında ileri aşamalara gelene kadar önemli bir şikayete yol açmayan sinsi bir hastalıktır. Akciğer kanserini bu kadar tehlikeli yapan en önemli özelliği gizli bir karakterde olmasıdır.

Eğer sigara içen ve buna bağlı kronik bronşit yaşayan bireylerdenseniz ve mevsimsel öksürük ve balgam şikayetleriniz sürekli varsa ayrıca kanlı balgam ile birlikte giderek artan nefes darlığınız varsa mutlaka bir doktora başvurmalısınız.

Özellikle sırtta kürek kemiklerinin arasına ya da omuzlara yayılan batıcı bir sancı ve göğüs ağrısı yaşıyorsanız kanser için şüphe getiren önemli şikayetlerdir. Genelde hastalığın ilk evrelerinde bu şikayetlerin hiçbirine rastlamadan iştahsızlık, halsizlik, terleme ve kilo kaybı gibi akciğer kanseri belirtileri olmaktadır.

Akciğer Kanseri Evreleri Nelerdir?

Akciğer kanseri 4 evreden oluşur. Akciğer kanseri evreleri kısaca gruplandırıldığında;

  • İlk evrede herhangi bir metastaz yoktur ve kurtulma olasılığı çok yüksektir.
  • İkinci evrede ise lenf nodlarına yayılmış ve bir akciğer lobunu tıkamıştır.
  • Üçüncü evrede ise tümör daha büyüktür ve ana bronşu tıkamıştır. Göğüs kafesi gibi bölgelere sıçramış ancak diğer organlara yayılmıştır.
  • Dördüncü evrede ise metastaz olmuş ve beyin, karaciğer ve böbrek üstü bezlerine kanser sıçramıştır.

İlk evre akciğer kanserinde tedavi genelde ameliyat ile kanserli hücrelerin ve tümörün alınması şeklinde olur.

İlk olarak kapalı-endoskopik yöntem ameliyat tercih edilirken operasyondan sonra kemoterapi ya da radyoterapi uygulaması gerekmez. Ameliyat sonrasında hasta 2 hafta içerisinde günlük yaşamına dönebilir. İlk evre akciğer kanserinde ameliyat sonrası iyileşme oranı %80 civarındadır.

İkinci evrede ise ilk evredeki tedavi ve uygulamalara ek olarak ameliyat sonrası kemoterapi ve radyoterapi uygulaması yapılıyor. İkinci evredeki akciğer kanserlerinde tedavi sonrası hastalar 5 yıl süreyle yakından takip edilirler. İlk 2 yıl 3 ayda bir, sonraki 3 yıl ise her 6 ayda bir kontrolleri yapılırken kurtulma ve iyileşme oranı yüksektir.

Üçüncü evrede ise öncelikli olarak kemoterapi ve radyoterapi uygulanır. Akciğer dışı lenf bezlerinde yayılma olmayan küçük hücreli olmayan akciğer kanserlerinde ise göğüs cerrahlarınca ilk önce ameliyat uygulanabilirken bazı durumlarda ise önce kemoterapi ve radyoterapi uygulanarak kanserde ilerleme olmazsa ameliyat yöntemi uygulanır.

PET-BT çekilerek inceleme yapılırken 3. evre küçük hücreli akciğer kanserlerinde tedavi ise sadece kemoterapi ve radyoterapiye ek olarak koruyucu beyin ışınlaması tarzındadır. Bu evrede tedavi programı ve planlanması medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisinden oluşan bir ekiple kararlaştırılır.

Dördüncü evre yani son evre akciğer kanserinde öncelikle küçük hücreli olmayan kanserlerde kanser başka organlara da yayılmış olması nedeniyle genellikle ameliyat tercih edilmez.

En uygun tedavi ise kemoterapi, immunoterapi ve gerekirse radyoterapi olacaktır. Küçük hücreli 4. evre akciğer kanserinde ise akıllı ilaçlar ya da immunoterapi fayda sağlamaz. Kemoterapi ve radyoterapi düşünülen seçeneklerdir.

Bu dönemde genelde hastaların konforu için ek tedaviler öne çıkar. Yani nefes darlığı aşırı olanlar için palyatif tedaviler düşünülürken ayrıca klinik ortamında ek tedaviler uygulanabilir. Yaşama süresi ve tedavi olasılığı diğer evrelere göre daha düşüktür.

 

Akciğer Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Akciğer kanseri tedavisi son yıllarda umut verici gelişmeler ile öne çıkmayı başaran bir durumdadır. Yeni tedavi yöntemleri ve erken teşhis için öne çıkan tanı yöntemleri hastalığın tanı ve tedavisini kolaylaştırıyor.

Ancak tedavi yöntemleri genelde tümörün yayılımına, tümörün cinsine, büyüklüğüne ve evresine göre planlanır. Küçük hücreli olmayan kanser türlerinde cerrahi ameliyatlar tedavi seçeneklerinde öncelikli bir durumdur.

Radyoaktif ışın yani radyoterapi ile hücre büyümesini frenleyen ek tedavilerle yani kemoterapiyle birlikte tedavi yapmak mümkündür. Bu tedavi seçenekleri duruma göre tek başlarına ya da operasyon yöntemine ilave şekilde olarak hastaya uygulanır.

Küçük hücreli kanserlerde en uygun tedavi kemoterapi seçeneğidir. Ancak hastanın genel sağlık durumu çok iyi değil ise yani kalp ve akciğerin durumu zayıflamışsa bu durumda bazı terapi şekilleri kısıtlı şekilde uygulanabilir ya da hiç uygulanamazlar.

Hastanın bu süreçte yıpranması ve yorulması bu tabloyu etkileyen bir faktör denilebilir. Ameliyat öncelikli seçenek değildir çünkü operasyon hedefi tümörün çevresindeki sağlıklı akciğer dokusunu da alarak tümörü tamamıyla alma düşüncesidir.

Burada akciğer lopları, akciğer kökü ve akciğer bölgesindeki lenf düğümleri de operasyonla alınır ve tümör açısından patolojik olarak incelenir. Akciğer cerrahları günümüzde mümkün olduğu kadar organın tamamını muhafaza etmeye yönelik operasyonlar şeklinde planlanır.

Akciğerin merkezi bir yerindeki tümörün çevresinde sağlıklı bir akciğer dokusu varsa ve bu dokunun beslenmesi operasyon ile kesilecekse yine de organlar ve dokular muhafaza edilebilen bir şansa sahiptir. Akciğer kanseri akciğere komşu organlar ve dokulara sıçramış ise bunlar operasyonla alınır.

Ayrıca tümörün gerçekte nasıl olduğu ve hangi bölgeye nasıl operasyon yapılması gerektiği ancak cerrahi işlem esnasında cerrahlar tarafından görülebilir.

Tümöre radyoterapi uygulanması da çok bilinen bir yöntemdir. Dokulara yerleşmiş bir tümöre ışınların girebilmesi için, ışınların sağlıklı dokulardan da geçmesi şarttır. Sağlıklı dokunun radyoaktif ışınların etkisinden kurtulabilmesi için radyoterapi seanslara göre planlanır.

Kanserde hücre bölünmesini yavaşlatan ilaçların hastaya verilmesini sağlayan kemoterapi ise tüm vücudu kapsayan bir tedavidir. Hastalığı iyileştirme amaçlı uygulanır ve diğer tedavi yöntemleriyle birleştirilerek seanslar veya blok halinde kanserli hastaya uygulanır.

Yorum yok
  1. NEF2 diyor

    Yakın bir akrabamın başına gelmişti. Akciğer kanseri çok kötü bir hastalık. Allah herkese şifa versin.

  2. meral diyor

    Akciğer kanseri çok kötü bir hastalık. Ben yendim darısı diğer hastaların başına.

  3. Çiğdem diyor

    Akciğer kanserinden çok korkuyorum. hangi belirtiye baksam sanki bende de var.

  4. Mustafa Ülker diyor

    Akciğer kanseri için önerebileceğiniz doğal bir yöntem var mı acaba?

  5. Mine gültekin diyor

    Akciğer kanseri olup olmadığımızı nasıl anlayabiliriz?

  6. hayatinasaglik diyor

    Doktor kontrolü yaptırman en mantıklı seçenek olacaktır.

Yorum Alanı